18 Ekim 2013 Cuma

Başarı Merdiveni

Başarı Merdiveni

 
 
Ders alınmış başarısızlık başarı demektir.Malcom S. Forbey
Etrafımızda başarılı insanlar vardır; iş dünyasında başarılıdır, eğitim hayatında başarılıdır, sporda başarılıdır, çalışma hayatında başarılıdır? Başarılı insanlara gıpta ile bakarız. Ne kadar başarılı insan, nasıl başardı acaba deriz. Başarının sadece o insanlara mahsus olduklarını düşünürüz, o insanların başarılarını çevre şartlarına, aile durumlarına, maddi durumlarının yerinde olmasına, bazen şansa bağlarız. Hangi sebebin başarıyı getirdiğini düşünüyor isek o imkana sahip insanların hepsinin de başarılı olmaları gerekmez mi?
Zengindi imkanları vardı bir çok dersten özel ders aldı tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün zengin insanların çocuklarının, bütün özel ders alanların başarılı olmaları gerekmez miydi?
Ailesi çok ilgili tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün çok ilgili ailelerin çocuklarının daha başarılı olmaları gerekmez miydi?
Çok çalıştı tabiî ki başarılı olacaktı deriz;öyleyse başarılı olmak için sadece çalışmak yetseydi bir çok çalışan insanın başarısız olmaması gerekmez miydi?
Nasıl başarılı olunacağını biliyordu tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse nasıl başarılı olunacağını bilen kişilerin hepsinin de başarılı olmaları gerekmez miydi?
İyi bir eğitim almıştı, falanca okulda okuyordu tabiî ki başarılı olurdu deriz; öyleyse iyi bir eğitim almış veya falanca okuldan mezun öğrencilerin hepsinin de çok başarılı olmaları gerekmez miydi?
Dış etkenler ne kadar başarılı ya da başarısız olacağımız belirleyemez sadece etkiler ama sonucu tek başına belirleme gücü yoktur. Eğer sonucu  belirleyebilmiş olsaydı, buna yeterli olabilseydi yukarıdaki örneklerdeki kişilerin hepsinin de başarılı olmaları beklenirdi. Dış etkenler bir çok birey için aynı iken sonuçta  kişilerin başarıları nasıl farklı oluyor? Aynı şartlar bir insanın daha çok çalışması için sebep olurken bir başka kişi için de başarısız olması için gerekçe olabiliyor. Olaylara bakış açımız sonucu belirler, aynı olaylara farklı farklı tepki verdiğimiz için sonuçlarda kişilerin algılarına göre farklılık gösterebiliyor.
Aynı olumsuz şartlara sahip iki kişiden birisi çok başarılı olabilirken, bir diğeri başarısız olabiliyor. Aynı olumsuz şartlar bir kişinin çok başarılı olmasına neden olurken, bir başka kişinin başarısız olmasına sebep olabilir.
Tanıdığım iki kardeş vardı; maddi sıkıntılar içerisinde olan bir ailenin iki çocuğu idiler. Anne babalarının eğitim seviyeleri düşük, eğitimlerini sağlamaları için oturdukları köyde okul yok, her gün karda, yağmurda, çamurda 4-5 km. yürümek zorunda kalan  2 kardeşten birisi bu zorluklar içerisinde üniversiteyi bitiriyor, büyük bir kuruluşta üst düzey yönetici oluyor. Diğer kardeş ise okuyamıyor, eğitimini tamamlayamıyor ve köyde kalarak hayatını çiftçilik yaparak sürdürüyor.
Üst düzey yönetici olan kardeşe “bu şartlar altında buralara kadar nasıl yükselebildin bu nasıl oldu?” diye sorduğumda “bu şartlarda başarılı olmam, bu hayat şartlarından kendimi, ailemi ve sevdiğim insanları kurtarmam gerekiyordu onun için başarılı olmaktan başka çarem yoktu.” demiştir.
Köyde kalan eğitim alamayan kardeşe de “neden buradasın şimdi daha farklı konumlarda olamaz mıydın,  Bunu başaramaz mıydın?” diye sorduğumda bu kişi de başarısız olma sebebi olarak yaşadığı şartları göstererek.”bu şartlarda nasıl başarılı olabilirdim ki?” diye cevap verdi.
Başarılı olması konusunda birçok mazeret ortaya koyan öğrencilerimize bu bahanelerini sıraladıktan sonra ben de “o zaman senin başarılı olman için herkesten daha çok sebebin var.” derim. Bu olumsuzluklar bir çok insanı motive de edebilmektedir, yine bir çok insanı başarısız da kılabilmektedir. Başarılı ya da başarısız olabilmek tamamen kişinin kendi kararı, iradesi ve çalışmasına bağlıdır.
Öyle öğrenciler vardır dershaneye gider, özel dersler alır ama başarılı olamaz. Öyle öğrenciler de vardır ki belki dershaneye bile gitmeden başarıya ulaşırlar. Şartlar nasıl olursa olsun, her şey öğrenciye bağlı, başarı öğrencinin kendisine kalmış bir şeydir.
Öğrenci başaracağına inanmazsa dershanenin de , özel derslerinde, ailenin ilgisi ve olumlu tutumlarının da faydası olmayacaktır.Başarılı olacağına inanmak başarının birinci ve olmazsa olmaz basamağıdır.
Öğrenci başarmak için gereken birinci değere sahipse yani, başaracağına inansa bile kendisi için gerçekçi ve gerçekleştirilebilir bir hedefe de sahip olması gerekir. Kendimize ait bir hedefimiz yoksa ortaya koyacağımız bir başarıdan da söz edemeyiz.
Yanlış hedef kişiye zarar verir! nasıl mı?
 Tecrübeli avcı, av sezonu açılınca acemi avcılardan üçünü yanına alıp ormana gitmiş. Onlara avcılığın sırlarını, inceliklerini anlatacakmış. Küçük bir deliğin yanına gelmişler. Tecrübeli avcı: “Böyle yerlerde tavşanlar bulunur. Tüfeğin namlusunun ucuyla bu delikleri karıştırın. Sonra içeriden çıkan tavşanı benim gibi avlayın.” demiş…
 Daha sonra küçük bir inin önüne gelmişler. Tecrübeli avcı: “Bu küçük inlerde tilkiler yaşar. Bu durumda içeriye taş atın. Tilki dışarıya çıkacaktır. Sonra onu böyle avlarsınız.” demiş…
 Az sonra büyükçe bir mağaranın önüne gelirler. Tecrübeli avcı: “Burada ayı gibi büyük hayvanlar barınır. Bu hayvanlar tehlikelidir. Onları tahrik etmemek gerekir. Bu durumda, mağaranın önüne yatın ve içeriden hayvanın çıkmasını bekleyin.” demiş…
 Bunun üzerine dört arkadaş mağaranın önünde pusuya yatarlar. Ertesi gün gazetelerde garip bir haber manşete çıkar: “Dört avcıyı tren ezdi!”
 Meğer tecrübeli avcı ve arkadaşları ayı ini diye bir tren tünelinin önüne yatmışlar.
Başarıya ulaştıracak üçüncü basamak ise başaracağımıza inanarak, kendimize ait olan hedefe ulaşmak için bir plan içerisinde çalışmaktır. Doğru bir plan, pes etmeden ısrarlı çalışma bizi hedefe ulaştıracaktır. Başarılı olan kişilerde  bu üçlü sistemin sağlandığını görürüz. Bu sisteme sahip olmadan başarıya ulaşılabileceğini düşünmek oturduğumuz yerden bir mucize gerçekleşmesini beklemeye benzer.
Bundan evvel bir şeyler nasıl başarılmışsa aynı yöntemi uygulamamız bizi başarıya götürecektir. Başarılı olmuş kişilerin sistemini hayatımıza uyguladığımızda bizler de aynı başarıya ulaşırız. Nasıl ki iyi bir yemek yapmanın gerekli malzemeleri, bir kuralı, bir sistemi, yapılış sırası varsa , başarılı olmanın da gerekli malzemeleri, belli bir sistemi ve izlenecek yolu vardır. Yapılması gereken yapılması gerekenleri uygun sıra ve metodla yerine getirmektir?
Bizim de elimizde tava, yağ, tuz, yemek malzemesi, ocak var, bunlarla neler yapabileceğimizi de biliyoruz, bu malzemeler ile kimlerin nasıl beğenilen yemekler yaptıklarını da biliyoruz ve elimizdeki bütün bu malzemelerden iyi bir yemek yapamıyorsak bunu nasıl izah edebiliriz?
Yazar: Metin Kılıç
Kaynak: http://www.aktuelegitim.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder