1 Eylül 2014 Pazartesi

Karbonhidrat Avcısı Olun!

IMG Ust

Karbonhidrat Avcısı Olun!

Belki çok fazla yemiyoruz ama hemen hepimizin gereğinden fazla karbonhidrat tükettiği kesin!
 Özellikle sıvı karbonhidratlar (kolalı içecekler, meyve suları, meşrubat grubu) ile un-şeker-nişasta zengini rafine karbonhidratları (cipsler, bisküviler, tatlılar, fırın-pastane ürünleri, pirinç pilavı) çok sık ve bol yiyip içiyoruz. Zaten “kilo patlaması” tam da bu noktada başladı !
 İşte bu nedenle hepimizin akıllı ve bilgili birer “KARBONHİDRAT AVCISI” olması, özellikle de “şeker-un-nişasta” üçlüsünü hayatından olabildiğince çıkarması gerekiyor. Nedeni şu;
Düşük glisemik indeksi (Gİ) olan besinleri tercih ederseniz, daha sağlıklı biri olursunuz. “Düşük Gİ” modeli bir beslenme planı uygulamak, İNSÜLİN DİRENCİ olanlar için vazgeçilmez bir zorunluluktur ama insülin direnciniz olsun ya da olmasın, kilo probleminiz bulunsun ya da bulunmasın fark etmez, bana sorarsanız siz de beslenme planınızı bu sisteme uydurmaya çalışın.
Çünkü küçük bazı istisnalar dışında “Düşük Gİ” diyeti her cinse, her yaşa ve her bedene en uygun beslenme modeli gibi görünüyor. Bunun için ilk adımınız karbonhidrat tüketimini azaltmak ve “doğru karbonhidratlar”ı seçmek olmalı. Bir günde yiyip içtiğiniz toplam karbonhidrat grubu yiyecek-içeceklerin miktarını azaltmalı ve günlük toplam kalori kazanımınızın en fazla yarısının karbonhidratlardan gelmesini sağlamalısınız.
Prensip olarak bir günde ve her öğünde kazandığınız toplam kalori miktarını da makul ölçülere indirmeyi unutmayın. Yani “az” yemeye ve sofradan “tam doymadan” kalkmaya çalışın. Bu arada yavaş yavaş düşük Gİ’li karbonhidratlara da alışın. Bunun için biraz çaba göstermeniz, öğrenmeye ve  bilgilenmeye çalışmanız sonra da bu bilgileri kalıcı beslenme alışkanlıklarınız haline getirmeniz şart!

Seçimleriniz çok önemli
Kısacası Gİ diyetinin temel hedefi; tam, doğal, işlenmemiş, şekeri, unu, nişastası az karbonhidratlar tüketmek ve bu arada genelde karbonhidratlı yiyecek-içecekleri abartmamayı öğrenmektir.
Eğer bir günde veya bir öğünde fazla miktarda karbonhidrat tüketirseniz (genelde Gİ değeri en düşük olanları yiyip içseniz bile) kan şekeriniz yükselir ve insülin salgınız artar. Neticede kanınızda şeker ve trigliserid değerleri yükselir, yağ depolamaya, yağ hücrelerinizi trigliseridle tıka basa doldurmaya başlarsınız ve neticede kilo kontrolünüz güçleşir. Bir süre sonra da bir dizi sağlık sorunu (mesela hipoglisemi atakları) ortaya çıkar. 
Buğday (ve benzeri tahıllar), patates, pirinç, kuru fasulye, nohut ( ve diğer kuru baklagiller), sebze ve meyveler en çok tüketilen karbonhidratlardır. Bunların içine şekeri, balı, pekmezi ve reçeli de eklemeniz gerekiyor.
Prensip olarak sağlıklı bir diyet planında günlük kalori ihtiyacının en çok yarısını karbonhidratlardan sağlanmanız gerekiyor. Karbonhidrat grubu besinlerin en önemli ortak özelliği, vücutta “glikoz” halinde yani “şeker” olarak kullanılmalarıdır.
Karbonhidrat grubundan hangi besini yerseniz yiyin yada içerseniz için fark etmez, bu besinler kan şekerinize etki eder. Tokluk şekeriniz yükselir, yanıt olarak da insülin hormonu kanınıza daha çok pompalanır.



Şeker = tatlı zehir!
Sağlık açısından en çok problem yaratan karbonhidratlar (yani Gİ değeri en yüksek olanlar) basit şekerlerden ve beyaz undan zengin olanlardır. Şeker (sükroz), meyve şekeri (früktoz), mısır ya da üzüm şekeri (glikoz) ile süt şekeri (laktoz) basit karbonhidratların en tehlikelileridir. Bazı yiyecekler (şeker, bal, pekmez, reçel, baklava, kurabiye, browni, çikolata, şekerlemeler, kadayıf, keşkül, muhallebi ve benzeri sütlü tatlılar, meşrubatlar, meyve kompostoları, şeker eklenmiş meyve suları ya da konsantreleri, pudingler, şeker, krema ve çikolatalı eklerle zenginleştirilmiş bisküviler) bu tür basit şekerlerin en yoğun bulunduğu besinlerdir.
Dolayısıyla insülin salgılanmasını tahrik etme, insülin direncine sebep olma ve diyabet yelkenini şişirip hipoglisemi atakları geliştirmeye en uygun besinler de bunlardır.
 Bunlar kilo alma bakımından da en tehlikeli gıdalardır. Aynı besinlerin belleğe, cinsel yaşama, uykuya da olumsuz etkiler yaptığını unutmayın.
Bu yiyeceklerin sizi öfkeli, sinirli, uyuşuk, uykusuz, terli, yorgun ve şişman biri yapabileceğini de aklınızdan çıkarmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder